
Doç. Dr. Birol ERTAN
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan ve yarı-Başkanlık sistemiyle yönetilen demokratik bir cumhuriyettir. Kıbrıs adasının Kuzey bölgesinde nüfusunun % 99’unu Kıbrıslı Türklerin ve diğer bölgelerden gelmiş Türklerin oluşturduğu bir devlet olan KKTC’de 19 Ekim 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılmıştır. KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında ülkemiz kamuoyunda ve çeşitli medya mecralarında bazıları eksik, bazıları da yanlış olan değerlendirmeler yapılmıştır ve yapılmaya devam etmektedir. Bu kısa yazımda, KKTC siyasal sistemini açıklayarak yanlış değerlendirme ve iddiaları ortadan kaldırmaya çalışacağım.
KKTC, 15 Kasım 1983’de kurulmuş olup bu yazımda Kıbrıs tarihini değil, son Cumhurbaşkanlığı seçimini anlamak açısından genç bir ülke olan KKTC’nin siyasal ve yönetsel yapısını açıklayacağım.
2022 nüfus sayımına göre KKTC nüfusu 382.836’dir. KKTC İstatistik Kurumu 2023 yılında revize nüfus projeksiyonunda nüfusun 476 bin olacağı öngörülmüştür.
Türkiye’de çeşitli medya mecralarında KKTC’de Başkanlık sistemi olduğunu sanıp son Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bu açıdan yorumlayan çok sayıda değerlendirmeyi gördükçe bunu düzeltmenin elzem olduğuna kanaat getirdim. KKTC’de yarı- Başkanlık sistemi olup halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı ve genel seçimler sonucu oluşturulan Cumhuriyet Meclisi bulunmaktadır. KKTC’nin ilk Cumhurbaşkanı olan efsanevi halk önderi Rauf Raif Denktaş, 1983 yılından 2005 yılına kadar Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Mehmet Ali Talat (2005), Derviş Eroğlu (2010) Mustafa Akıncı (2015), Ersin Tatar (2020) ve son seçimde Tufan Erhürman (2025) Cumhurbaşkanı seçilmişlerdir.
KKTC ‘de Cumhurbaşkanı doğrudan halk oyuyla 5 yıl için göreve getirilmektedir. Daha önce seçilen Cumhurbaşkanları arasında Mehmet Ali Talat ve Mustafa Akıncı, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda federal çözümü destekleyen isimlerdi. Son seçilen Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı sanki bu düşünceleri ilk kez dile getirmiş gibi eleştirip hedef haline getirmek doğru değildir. Kıbrıs sorununun farklı çözümleri konusunda görüş ayrılıkları olması doğaldır ancak günün sonunda hepsinin Kıbrıs Türklerinin demokratik bir devleti olan KKTC’nin Cumhurbaşkanı oldukları ve adada Türkiye garantörlüğünden vazgeçmek gibi bir çılgınlığı benimsemeleri söz konusu olamaz.
KKTC’de seçilmiş Cumhurbaşkanı yanında halk tarafından seçilen 50 üyeli Cumhuriyet Meclisi bulunmaktadır. Cumhuriyet Meclisi üyelerinin seçimlerinde ülke genelinde %5 seçim barajı bulunmaktadır. KKTC’de 6 ilçeden 50 milletvekilinin seçildiği Cumhuriyet Meclisi’nde 10. Yasama döneminde Ulusal Birlik Partisi 24 milletvekili, ana muhalefet partisi Cumhuriyetçi Türk Partisi 19 milletvekili ile temsil edilmektedir. Cumhuriyet Meclisi’nde Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisi milletvekilleri ile bağımsız milletvekilleri de bulunmaktadır. KKTC Cumhuriyet Meclisi başkent Lefkoşa’da faaliyetlerini sürdürmekte olup Hükümeti, Cumhuriyet Meclisi’nden güvenoyu almaktadır. KKTC Başbakanı, Cumhurbaşkanı tarafından KKTC yasama organı olan Cumhuriyet Meclisi üyesi milletvekilleri arasından atanmaktadır. KKTC’de 1983’de kurulduğundan bu yana 16 Başbakan görev yapmıştır. Mevcut Başbakan Ünal Üstel, Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanıdır.
Yukarıda kısaca açıklandığı gibi, KKTC’de yürütme organı Cumhurbaşkanı ve Hükümet (Başbakan ve Bakanlar Kurulu) olup yaşama organı olarak Cumhuriyet Meclisi bulunmaktadır. KKTC’de son yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde eski Başbakan ve CTP Genel Başkanı olan Tufan Erhürman seçimi kazanmış, eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar seçimi kaybetmiştir. Tufan Erhürman, 19 Ekim 2025’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini ilk turda %62,8 oy alarak kazanmıştır.
Bu noktada aşağıdaki değerlendirmeler yapılabilir:
1. KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimini muhalefet kazanmıştır.
2. KKTC Hükümeti, Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayı eski Cumhurbaşkanı Ersin Tarar olan ve seçimi kaybeden Ulusal Birlik Partisi olmaya devam etmektedir.
3. KKTC, yarı Başkanlık sistemi olduğu İçin yürütme organı Cumhurbaşkanı ve Başbakan (Bakanlar Kurulu) arasında bölünmüştür.
4. KKTC’nin Türkiye olan garantörlük ve kardeşlik ilişkileri devam edecektir. Bu durumu yeni seçilen Cumhurbaşkanı da teyit etmiştir.
5. Türkiye dışında bağımsız devlet olarak şimdilik tanınmayan KKTC’nin Türkiye ile her düzeydeki ilişkileri bozulma riski taşımamaktadır.
6. KKTC iç siyasetine ilişkin abartılı ve gerçekleri yansıtmayan değerlendirmelerin ciddiye alınmaması gerekir







