“TERÖRSÜZ BÖLGE” MÜMKÜN MÜ?

“TERÖRSÜZ BÖLGE” MÜMKÜN MÜ?

 

Fatih Abiş, 16 KASIM 2025

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Hükümeti tarafından yürütülen-iştirak edilen “terörsüz bölge” projesinin kapsamı, “…komşu coğrafyamızda da terörün hiçbir tezahürüne yer verilmeyeceği ve terör zemini üzerinden yayılmacılığa kati surette müsaade edilmeyeceği” şeklindeki tarife uyan Suriye, Irak ve İran’a işaret ediyor.

Ancak gerek Hükümetin gerekse ABD ve diğer aktör ülkelerin, bölgeye dair projelerde üzerinde daha çok durdukları ülke Suriye.

Zira İran, olası kaosta Türk kökenli vatandaşlarının veya Kürt kökenli vatandaşlarının kontrolünde zorluk yaşayacağının, böyle bir gelişmenin iktidarı değiştirecek boyuta evrilebileceğinin farkında gözüküyor. Dolayısıyla gelişmelere, kararlara uyum göstermesi beklenebilir.

Irak ise kontrolün çok da elinde olmadığının farkında. Yıllardır üçe bölüneceği tehdidiyle yaşıyor. Süreçlerin olumlu sonuçlanması beklentisiyle, verilen görev ve rolleri taşıma çabasında. “Terörsüz Türkiye” projesinde de gerek Irak Hükümeti’nden gerekse Irakın Kuzeyindeki Yerel Yönetim’den beklentiler söz konusu.

Suriye’de ise önemli terör odaklarından HSD’nin (Suriye Demokratik Güçleri-SDG) çeşitli çevrelerde zikredilen silahlı sayısal gücü asgari 60.000 azami 100.000 ve her ne kadar Suriye devletine entegre olacağı düşünülse de “terörsüz bölge” için potansiyel tehlike unsuru.

Suriye’de BAAS yönetiminden arta kalan askeri ve sivil bürokrasinin yeni yönetimle uyum derecesi ve uyum kalitesi de ülkede istikrar sağlanması ve bölgede çatışma-terör ihtimalinin azalması bakımından önemli.

Bir kısmı devlete entegre olmuş, bir kısmı cezaevlerinde bulunan, bir kısmı ülkelerine dönmüş aşırı dinci-radikal unsurların aktivite durum ve pozisyonları da “terörsüz bölge” sürecinin soru işaretlerinden. Serbest unsurların her an Suriye veya diğer ülkelere kaydırılabildiği görülüyor.

Türkiye’nin üzerinde durduğu “Suriyeli olmayan teröristlerin silah bırakması ve/veya ülkeyi terk etmesi” konusu gündemden düşmemeli.

İsrail’in Suriye topraklarında genişleme ve kontrolünü sürdürüp sürdürmeyeceği de kaos durumunu belirleyecek.

Sonuç olarak;

Terör, günümüzün vekalet savaşlarının bir yolu.

“Terörsüz bölge” oluşturabilmek için, savaş ya da çatışma riski yaratan faktörlerin tamamıyla ortadan kaldırılması beklenir.

Öncelikle, bölge ülkelerinin, risk faktörlerinin ne olduğu konusunda asgari müştereklerde buluşmaları; birileri için risk olanın diğerleri için avantaj olarak kabul edilegeldiği tarihsel anlayış ve tuzaklardan kurtulma niyetlerini kararlılığa dönüştürmeleri gerekli.

Risk faktörlerinin bertaraf edilmesi ise, bölge ülkeleri arasındaki diyalog ve iş birliği alanlarının geliştirilmesi, mevcut sorunların müzakere edilerek kalıcı şekilde çözülmesi ile mümkün.

Dünyada özellikle üretim ve ticarette küreselleşmeden geriye doğru bir seyir izlenmekte. Bu da beraberinde “bölgesel ittifakların” geliştirilmesi, yeni ittifakların kurulması eğilimini hatta zaruretini beraberinde getiriyor.

Çağdaş dünya devlet sistemlerinin genellikle tolere ettiği etnisite ve inanç farklılıklarının, bölgede de avantaj-dezavantaj olmaktan çıkarılırken, bu özgünlüklere ve tercihlere azami saygı gösterilmesi seviye atlanmasına yardımcı olabilir.

Diğer bir yönüyle terör, sadece etnik temelli sorunlardan kaynaklanmaz, çoğunlukla sosyoekonomik sorunlardan beslenir.

Bu nedenlerle “terörsüz Türkiye” hedefleyenlerin de “terörsüz bölge” dizayn etmek isteyenlerin de öncelikle ülkeler bazında, milli girişim ve milli sermayeyi tercih etmeleri, üretim artışı ve ekonomik refahı sağlarken bu konudaki eşitsizlikleri gidermeleri, beraberinde “yönetim ve hukuk” zafiyetlerini ortadan kaldıracak iradeyi göstermeleri zorunlu.

İdealize edilen bu öneriler bir yana, Türkiye’nin yanı sıra komşu ülkelerde yaşayan Türk nüfus ve Türk menfaatlerinin korunması azami önem arz etmekte. Projelerin kazançla sürdürülebilme başarısı buna bağlı.

Örneğin yurt dışındaki toprağımız (eksklav) Süleyman Şah Türbesi ile ilgili daha itibarlı sonuç getirecek yeni bir planlama yapılması da elzem.

 

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız